Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, halkın ve devletin bağımsızlığını koruyacak (silahlı) kuvvetlere (onlar) emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle,devlet ve halkın araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki, yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya halkın kendİsİne kalıyordu... İşte buna KUVÂ-Yİ MİLLİYE diyoruz... Gazi Mustafa Kemal

atam1919

VATAN POSTASI GÜNEY

Yazılar

KÜRESELLEŞME, DEVLET VE EMPERYALİZM

Yazar Ergin Yıldızoğlu (Cumhuriyet)
07 02 2008
İki haber: Madencilik sektörünün devlerinden BHP Billiton, rakibi Rio Tinto'yu 119 milyar dolara satın alarak Avustralya demir cevheri sektöründe tekel konumuna yükselmeye hazırlanırken bu sektörün en büyük müşterisi Çin, devlet şirketi Chinalco aracılığıyla BHP hisselerinin yüzde 12'sini ele geçirdi. BHP hisselerini, 14 milyar dolarla, yüzde 20 prim ödeyerek satın alan Chinalco'nun, Rio Tinto için de 120 milyar dolarlık karşı teklif hazırladığı söyleniyor. ABD bütçesi ilk kez 3 trilyon dolara, açığı da 2007'de 163 milyar dolardan, 2009'da 400 milyar dolara yükseliyor.DEVAMI

TERÖRÜN KAYNAĞI VE TARİHİ GÖREV

Yazar Vatan Postası Çalışanları
23 10 2007

HANGİ PKK..? ASIL MAŞA BARZANİ..!

TERÖRÜN KAYNAĞI: ULUSLARÜSTÜ FİNANS-KAPİTALİN EMPERYALİST GÜÇ MERKEZLERİ;

ABD, AB, İSRAİL VE YEREL UZANTILARIDIR...
Sadece ülkeler, halklar parçalanmıyor. Ordular, partiler, hükümetler, devletler ve hatta bireyler de uluslarüstü emperyalist merkezlerin güç ve etkinlik durumuna göre parçalanıyor. Bu parçalanma sadece dış dinamiklerin marifetiyle olmuyor, içerdeki sınıf, zümre ve kesimlerin durum ve çıkarlarına göre belirlenen eğilimleri de iç dinamikler olarak bu kör gidişte rollerini oynuyorlar...
... Ankara - Diyarbakır – Kuzey Irak eksenli, terörden ve emperyalist işgalden kurtulmak üzere başlatılacak bir BARIŞ VE DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜ Abdullah Öcalan ile birlikte gerçekleştirilebilir. Zaman zaman İmralı’dan, içli-dışlı sansüre rağmen, cılız da olsa dile getirilen çıkışlardan da anlaşılabileceği gibi bunun altyapısı vardır. Amerikan işgal kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi ile birlikte oradaki Kürt halkı, yörenin diğer halklarıyla kardeşlik ilişkileri çok yıpratıldığı için, nasıl bir etnik boğazlaşma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu biliyor. Anadolu’dan gelecek böyle bir barış, demokrasi ve kardeşlik yürüyüşüne Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin yanında Suriye ve İran Kürtlerinin de katılmaması için hiçbir maddi ve manevi neden yoktur. Tam tersine, böyle bir kardeşleşme, tüm Ortadoğu halkları için, özellikle Kürt halkları için varlık ve geleceklerinin teminatı olacaktır.

* Irak’ın kuzeyine müdahale; o bölge halkının durum ve çıkarının düzeltilmesi için, yöre halklarını ve yerel dinamikleri kucaklayıp birlikte davranarak oradaki işbirlikçilerin yok edilmesine ve emperyalizmden bağımsız, Kürt-Türkmen-Arap kardeşliğini sağlamaya yönelik bölgesel cumhuriyetin kurulmasına ve Irak’ın emperyalizmden bağımsız toprak bütünlüğünün sağlanmasına katkıda bulunmalıdır. Burada oluşacak kardeş halkların yerel demokratik cumhuriyeti, Irak’ın ulusal birliğini sağlamak ve bağımsızlığını kazanmak için davranabilir...

"Ülkemiz ve bölgemiz, emperyalizm ve yerli ortakları tarafından ekonomik, politik, sosyal, cografik ve kültürel olarak işgal edilmek ve yüzde yüz teslim alınmak tehlikesi ile karşı karşıya. Bu emperyalist işgalin ilk hedefi, öncelikle insan kollektif aksiyonunu yoketmek, direniş güçlerini dağıtmak, en ufak bir umudu ve kardeşliği ortadan kaldırmaktır. Ülkeler ve halklar sadece parçalanmıyor, parçalananlar arasına kin ve nefret duyguları pompalanıyor, şovenizm kışkırtılıyor. Örneğin yüzyıllara dayanan bir birliktelikle Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda aynı amaç için savaşmış Türk-Kürt kardeşliği yok edilmek isteniyor. Genel olarak tüm halkımızın, özel olarak Kürt halkımızın ve ülkemizin içine düşürüldüğü bu sorunun çözümü; demokratik cumhuriyet temelinde, gönüllü birliktelik esasına dayalı özgür ve demokratik bir barış ortamının tesisi için ezber bozucu çözüm yollarının tartışılabilmesinden, 1919’ları güncelleyebilecek programların uygulanabilmesinden geçmektedir.." (Sosyaldemokrat Halk Partisi'ne yeni katılan güç birliğinin katılım bildirisinden alınmıştır. V.P.)DEVAM

KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI'NDA MADEN TALANINA HAYIR!

Yazar Derleyen: Av. Necdet Bayhan - Vatan Postası
20 01 2008
19 Ocak 2008 Cumartesi günü Bayramiç, Çan, Çanakkale, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, Ayvalık ve Balıkesir’de eş zamanlı olarak binlerce kişinin katılımıyla kitlesel eylemler gerçekleştirildi.
Maden Yasası'nın iptali için imza kampanyası başlatıldı. Daha ilk günden onbinlerce imza toplandı. Katılmak isteyenler, yorum bölümüne düşüncelerini yazabilirler.
ALTIN-CI FİLO'YU DA DENİZE DÖKECEĞİZ!


Balıkesir Demokratik Halk İnisiyatifi'nin Kazdağları ve Madra Dağı Girişimi adına
Av. Necdet Bayhan'ın Balıkesir miting alanında yaptığı konuşma:
Yaşamımızı, ormanlarımızı, dağlarımızı, topraklarımızı, çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi, yaşam alanlarımızı, vatanımızı savunmak üzere bu meydana gelen Balıkesir’imizin duyarlı yurttaşları hoş geldiniz,

Değerli basın mensupları hoş geldiniz,

Güvenliğimizi sağlamak için burada bulunan güvenlik güçlerimiz hoş geldiniz,

Duyamadıkları ve bilgilendirilemedikleri için ve ekmek parasına çalışmak zorunda oldukları için bu meydanlara gelemeyen ve ortak vicdanda buluştuğumuza inandığımız, Balıkesir’in çalışkan ve üretken insanları merhaba,

Biz niye buradayız ve ne istiyoruz?DEVAM

GEORGE HABAŞ'I KAYBETTİK

Yazar Vatan Postası - sendika.org
29 01 2008

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC)'nin kurucusu ve önderi, Filistin halkının El Hekim'i George Habaş hayatını kaybetti. Habaş, Filistin direniş hareketinin sol damarını inşa eden önemli bir halk hareketi önderiydi.
Daha önce sitemizde yayınladığımız "ORTADOĞU HALK CEPHESİ" çağrısını, bu yazıyı tıklayarak, bir kez daha okuyalım...


TARİHTEN BİR YAPRAK... tıklayın
BBC'NİN EMPERYALİST VE TARAFLI SESİYLE GÖRÜNTÜLER... SESİNİ KISIP İZLEYEBİLİRSİNİZ... tıklayın DEVAMI

SUDA ÖZELLEŞTİRME SALDIRISI BAŞLAMADAN PÜSKÜRTÜLMELİ

Yazar Örsan Şenalp
26 12 2007
Latin Amerika’dan, Afrika ve Asya’ya tam bir başarısızlık öyküsü olan ve neoliberalizmin yüzkarası haline gelen suda özelleştirme uygulaması, ulustöesi sermayenin ‘onur’ savaşı verdiği bir cepheye dönüştü. Gözünü işçi, işsiz, köylü, çiftçi, küçük esnaf ve memur kitlelerinin içtiği suya diken tekelci sermaye çeşitli alternatifler geliştirerek su hakkına sahip çıkan milyarlarca insana karşı mücadele veriyor...DEVAM

ARAMIZA HOŞGELDİN, ESKİDEN BERİ DOSTUMUZ ÖRSAN KARDEŞ! Vatan Postası Çalışanları

İKLİM SAVAŞLARI: ABD SİLAHLI KUVVETLERİ'NİN İKLİM DEĞİŞTİRME DENEYLERİNE DİKKAT!

Yazar Michel Chossudovsky - sendika.org
12 12 2007

“HAARP (Yüksek Frekanslı Aktif Orora Araştırma Programı)
küresel tarım ve ekoloji sistemlerini alt üst edebilecek
bir kitlesel imha silahıdır.”


Dünyada iklimlerin yeni nesil, gelişmiş elektromagnetik silahlarla değiştirilebileceği gerçeği küresel iklim değişikliği tartışmalarında pek nadir olarak ele alınıyor. Ancak, hem ABD hem de Rusya, askeri amaçlarla iklim değişikliklerine yol açma olanaklarına sahip...DEVAM

BİR KEZ DAHA "KÜRT MESELESİ" ÜZERİNE

Yazar Celal Özcan
03 12 2007
İster Kürt, isterseniz terör sorunu deyin, sorun ile ilgili çözüm ya da çözümsüzlüğe dair veriler son günlerde olağanüstü hızla birikmeye başladı. Son birkaç günlük gelişmelere bakmak bile hızlı birikmeye örnekler oluşturuyor. Dağlıca baskınından sonra, kısa bir süre (başbakanın ABD gezisi nedeniyle) klasik demeçler ve toplumca üzülmemize neden olan şehit cenazeleri ötesinde bir gelişme olmadı. Her şey Başbakanın, ABD başkanı Bush ile yapacağı görüşmeye endekslendi. Başbakanın ABD’deki görüşmeleri ise; stratejik ortaklığın yeniden kurulması, ABD’nin bu sefer kesin olarak Türkiye’nin yanında yer alması, bu kez çözümün yakın olduğu beklentilerinin toplumda yeşermesine sebep oldu. Sıcak istihbarat paylaşımı ile ilgili mekanizmaların kurulması süreci atlatıldıktan sonra gelişmeler birden bire ivme kazandı.DEVAM

'KÜRT SORUNU', 'ETNİK SORUN' GİBİ GÖZÜKEN SORUN ASLINDA TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNUDUR

Yazar Vatan Postası
03 03 2007

Ülkemizde toprak sorunu, burjuva demokrat anlamda olsun hâlâ çözülememiştir. Buna bağlı olarak 'etnik sorun' kördüğüm olmuş, emperyalizmin böl-yönet politikasına hizmet ediyor...

Gerek genel olarak tüm halkımızın işsizlik ve pahalılık cehenneminden kurtulamayışında, gerek özel olarak Kürt halkımızın (ayrıca 'payına düşen') kan ve ateş çemberinde yakılmasında; hepimizin derece derece sorumluluğu var. Toplumsal sorunlarımızı; sadece yerel yönetimler ve parlamento platformunda reformist bir ajitasyon ve propagandayla ya da dar fraksiyoncu, 'barikatçı' tepişmelerle, 'etnik-milliyetçi' örgütlenmelerle halledemeyiz. Unutmamalıyız ki, örgütlü halk inisiyatifinin olmadığı bir demokrasi ve cumhuriyet yoktur ve 'ULUSAL SORUN' aslında bir 'TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNU'dur... DEVAM

TOHUM ŞİRKETLERİNİN SON DARBESİ: UPOV

Yazar Tayfun Özkaya (*)
03 12 2007
UPOV da nerden çıktı demeyin. Küresel tohum şirketlerinin yeni bir darbesi ile karşı karşıyayız. Tohum Yasası'nda olduğu gibi bu işlem de fazla toz kaldırmadan yürütülmekte. Türkiye’deki destekçileri “ne güzel ülkemiz 65. üye olacağına göre bu iyi bir şey, modernleşiyoruz” diyecekler...DEVAM

ORADA KİMSE VAR MI? UPOV'LA İLGİLENEN YOK MU?

Yazar Tayfun Özkaya
03 12 2007

Körfez depreminde enkazın altına seslenilirdi: Orada kimse var mı? Bir umut, belki bir ses gelir diye...DEVAM