İZMİR URLA'YA AMERİKAN ÜSSÜ
10 03 2008
İtalya Napoli'deki Nato üssü İzmir Urla'ya taşınıyor...
4000 amerikan askeri Urla'da ev tutmaya başladı bile...DEVAMI...
Yazar Örsan Şenalp
10 03 2008
Antalya’ya
çıkartma yapan Fransız ulusötesi su tekellerinin geri püskürtülmesinden
sonra İzmit’de karaya ayak basan düşmana, Edirne’de açılan cephe ile
takviye kuvvet geldi. Ulusötesi sermaye, insanların en temel hakkı olan
suya çoktandır gözünü dikmiş ve eski ismi ile Üçüncü Dünya’nın
halklarına karşı Su Savaşı olarak adlandırılan saldırıları başlatmıştı.
Simdi bu savaşın Türkiye Cephesi'nin açıldığına tanık oluyoruz...DEVAMI...
Yazar Nezih Gençler
06 03 2008
MİNİMA (ASGARİ) PROGRAM, MAKSİMA (AZAMİ) PROGRAMSIZ OLAMIYOR.
YAKLAŞIK
7000 YIL ÖNCE GİRDİĞİMİZ SINIFLI-DEVLETLİ ÖZEL MÜLKİYET SİSTEMİNDEN
ÇIKIP YAŞANABİLİR BİR DOĞA VE TOPLUMA GEÇİŞ SÜRECİ İÇİNDEYİZ.
DEMOKRATİK DEVRİM GİRİŞİMLERİ VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELELERİ SOSYALİST PROGRAM VE UYGULAMALARDAN AYRI YAŞAMA GEÇEMİYOR.
SOSYALİST
PROGRAM VE UYGULAMALARIN BAŞARIYLA YAŞAMA GEÇMESİ DE TÜM TARİH ÖNCESİ
VE TARİH DÖNEMLERİNİN BİLİNCE ÇIKARILMASINA, GEÇMİŞTEKİ TÜM YAŞAM
ÇIRPINIŞLARININ, ACILARININ VE TRAJEDİLERİNİN KUCAKLANIP
BENİMSENEBİLMESİNE BAĞLI.
HAYATIN DAYATTIĞI BU BİRLEŞTİRİCİ ZORUNLULUĞU İNKAR BAŞARISIZLIK VE TRAJEDİYLE SONUÇLANIYOR... YANİ KAN VE ATEŞ...
...
Venezuela örneği; bizlere, ordulaşmış halkların ve halk(çı)laşmış
orduların, başta mazlum halklar olmak üzere tüm insanlığın toplumsal
kurtuluşunda nasıl yaşamsal bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Daha
çok Aşağıbarbar (avcı-barışçı) toplum geleneklerine sahip olan ve
yüzyıllar boyu dışardan gelen emperyalistlerin kurduğu ve yönlendirdiği
ordulara sahip bir bölgede, en son olarak da onlarca yıldır CİA’nın
faşist cunta denemelerine “arkabahçe” olan bir dünya coğrafyasında yer
almasına rağmen, Venezuela’da yaşamı, halkını ve insanlığı savunmaya
çalışan “BOLİVARCI ALBAY” (KEMALİST de denebilir) HUGO CHAVEZ;
genellikle, bize benzer ülkelerde görülen ve
antiemperyalist-antikapitalist duruşlara, ulusal kurtuluş savaşlarına
daha yatkın olan, Ortabarbar (göçebe-ordu millet) geleneklerine sahip
“CUMHURİYETÇİ” ordulara ve onların “KEMALİST” subaylarına, bir ibret
anıtı olarak, uzaklardan el sallamaktadır. Gören, duyan varmış gibi!
Bizim
"entel"ler; Zapata, Bolivar, Che sözcüklerinin ne anlama geldiğini
anlamadan, onlara biçimsel bir sempati ile bakarlar da, o sözcüklerin
bu topraklardaki karşılığı olan Ulusal Kurtuluş, Kuvayı Milliye,
Halkçılık, Cumhuriyetçilik ve Bağımsızlık kavramlarına dudak bükerler,
onları beğenmez ve demode, çağdışı, saçma bulurlar! Tıpkı, operanın
doğmasına temel olan metropolitenleri anlamadıkları halde, aşağılık kompleksi ile “hayran hayran” dinler gözüken, ancak kendi ülkesinin örneğin Neşet Ertaş’ını "pirimitiv" bulan
züppeler gibi. Neşet Ertaş’ı anlayıp dinlemeyen bir “aydın” müslüman
mahallesinde salyangoz satmaya kalkmaktan öte hiçbir şey yapamaz...DEVAMI
Yazar Cemal Şener
05 03 2008
F. Castro:
"Türkiye'deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki, sizin
oradaki Kürt Hareketi, Yankee'nin (ABD'nin) petrol bekçisi olmaz.
Ancak, gördüğüm kadarıyla bunlar ABD'ye bağımlı, ABD'nin konrolünde
hareket ediyorlar. Kürtlerin hareketi bağımsızlık değil, ABD'ye
bağımlılıktır."...
Vatan Postası:
"Ülkemiz ve bölgemiz, emperyalizm ve yerli ortakları tarafından
ekonomik, politik, sosyal, cografik ve kültürel olarak işgal edilmek ve
yüzde yüz teslim alınmak tehlikesi ile karşı karşıya. Bu emperyalist
işgalin ilk hedefi, öncelikle insan kollektif aksiyonunu yoketmek,
direniş güçlerini dağıtmak, en ufak bir umudu ve kardeşliği ortadan
kaldırmaktır. Ülkeler ve halklar sadece parçalanmıyor, parçalananlar
arasına kin ve nefret duyguları pompalanıyor, şovenizm kışkırtılıyor.
Örneğin yüzyıllara dayanan bir birliktelikle Çanakkale’de, Kurtuluş
Savaşı’nda aynı amaç için savaşmış Türk-Kürt kardeşliği yok edilmek isteniyor. Genel olarak tüm halkımızın, özel olarak Kürt halkımızın ve ülkemizin içine düşürüldüğü bu sorunun çözümü; demokratik cumhuriyet temelinde, gönüllü birliktelik esasına dayalı özgür ve demokratik bir barış ortamının tesisi için ezber bozucu çözüm yollarının tartışılabilmesinden, 1919’ları güncelleyebilecek programların uygulanabilmesinden geçmektedir..." (SHP'ye Katılımda Halkımıza Açık Mektup'tan. Vatan Postası)DEVAMI
Yazar Vatan Postası
03 03 2008

Sen
gittikten sonra, 1940'lı yıllardan beri açıktan yürürlüğe koyulan
emperyalizme bağlanma süreci hızlanarak sürüyor. 27 Mayıs yüzeysel
kaldı, ekonomik ve sosyal adalet temeline inemedi. 12 Mart ve 12
Eylül'ün arkasındaki egemen güçler, emperyalist ağababalarıyla birlikte
"Atatürkçü" maskelerle ülkemizi ve halkımızı emperyalizme kayıtsız
şartsız bağlamaya çalıştılar. Senin ilkelerinden hareketle, gençliğe
hitaben söylediklerin ve Bursa nutkun doğrultusunda, bağımsızlık için,
vatan savunması için, halkının ezilip sömürülmemesi için mücadele eden
gençler "Atatürkçü" maskesi takmış işkenceciler ve katiller tarafından
yargısız infazlara uğratıldılar...
24
Ocak Kararları, IMF ve Dünya Bankası dayatmaları, Tahkim, Gümrük
Birliği zorlamaları hep bu "Atatürkçü"lerin öncülüğüyle yürürlüğe
sokulmaya çalışıldı. Bu "Atatürkçü" geçinenlerin "babaları", 1930'lu
yıllarda seni Dolmabahçe'ye hapsedip 38'de de "öldürmüştü". Bunu sen de
biliyorsun.
Sovyetler
Birliği'nin dağılmasından sonra, o zamana kadar emperyalizmin ve yerli
ortaklarının vesayetiyle, bir kenara itilmiş olarak komada bitkisel
hayatta tutulan senin Cumhuriyet ilkelerin ve senden arta kalan
ekonomi-politik uygulamalar, 1990'lardan itibaren "son sosyalist devleti yıkıyoruz!"
çığlığıyla tamamen ortadan kaldırılmak istenmekte. Gerçekleştirilmek
istenen operasyon: Senin Cumhuriyet ilkelerinden ve uygulamalarından
artakalanları, 27 Mayıs Anayasası'ndan ve uygulamalarından arta
kalanları temizlemek ve emperyalizmin "demokrasi" diye dayattığı KÜRESEL FAŞİZMin Türkiye ve Ortadoğu'da uygulanabilmesi için ayak bağı olan ne varsa yok etmektir;
"Milliyetçilik",
"Statükocu Kemalizm!", "Baasçı Rejimler", "Devletçi, Katı Despot
Sosyalizm!" diye aşağıladıkları, sömürü ve kölelik düzenlerine ayak
bağı olan eğilim ve uygulamaları ortadan kaldırmak için çalışıyorlar.
Bizi emperyalist güçlerin ileri karakolu ve jandarması yapmak
istiyorlar. Ülkemizi tamamen ele geçirmek ve halkımızı dağıtmak
istiyorlar...DEVAMI

Yazar Habip Hamza Erdem - www.turkpolitika.com
06 03 2008
Irak’ın
kuzeyine karadan giren ordu birliklerimiz geri çekildiler. Demek ki
operasyonun gerekleri yerine getirilmiş bulunmaktadır. Böylece,
ABD Savunma Bakanı ve o arada bütün dünyaya «Operasyon hedeflerine
ulaşıp bir daha girilmesine gerek kalmayıncaya kadar sürecek» denilen
operasyon aynı gün tamamlanmış oldu...DEVAMI
Yazar Derleme - 20 Ocak 2008
05 03 2008

Hizbullah
hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrallah Aşura günü dolayısıyla Beyrut'ta
düzenlenen dev anma merasiminde yaptığı konuşma:
"BİZLER SİYONİSTLER KARŞISINDA İMAM HÜSEYİN'İN YOLUNU SEÇTİK"
DEVAMI
Yazar Ergin Yıldızoğlu - Cumhuriyet
05 03 2008
Türk
Silahlı Kuvvetleri, 21 Şubat'ta Kuzey Irak'a girerken dünyada,
Türkiye'de bir sürü soruya yol açmıştı. Sorular yeterli cevaplar
bulamadan TSK, 29 Şubat'ta aniden Irak'tan çıkmaya başladığını
açıkladı. Türkiye ve ABD yönetimlerine yakın yorumcular, Kuzey Irak
operasyonunun ABD'nin onayı ve desteğiyle yapıldığını düşünüyorlardı.
Örneğin, Wall Street Journal' a göre, çıkma işlemi, ABD, Türkiye
üzerindeki baskıyı arttırdıktan bir gün sonra başlamıştı. Türkiye'nin
ekonomi politiğini, içinde bulunduğu ittifaklar sistemini, "siyasi
sınıfını", jeopolitiğini düşününce, bu yorumların, hükümetin ve
Genelkurmay'ın iddialarının aksine, büyük ölçüde gerçeği yansıttığı
söylenebilir...DEVAMI