Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, halkın ve devletin bağımsızlığını koruyacak (silahlı) kuvvetlere (onlar) emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle,devlet ve halkın araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki, yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya halkın kendİsİne kalıyordu... İşte buna KUVÂ-Yİ MİLLİYE diyoruz... Gazi Mustafa Kemal

atam1919

VATAN POSTASI GÜNEY

Yazılar

İZMİR URLA'YA AMERİKAN ÜSSÜ

Yazar Nihan Altuntaş
10 03 2008


İtalya Napoli'deki Nato üssü İzmir Urla'ya taşınıyor...

4000 amerikan askeri Urla'da ev tutmaya başladı bile...
DEVAMI...

SU SAVAŞLARINDA TÜRKİYE CEPHESİ AÇILIYOR

Yazar Örsan Şenalp
10 03 2008
Antalya’ya çıkartma yapan Fransız ulusötesi su tekellerinin geri püskürtülmesinden sonra İzmit’de karaya ayak basan düşmana, Edirne’de açılan cephe ile takviye kuvvet geldi. Ulusötesi sermaye, insanların en temel hakkı olan suya çoktandır gözünü dikmiş ve eski ismi ile Üçüncü Dünya’nın halklarına karşı Su Savaşı olarak adlandırılan saldırıları başlatmıştı. Simdi bu savaşın Türkiye Cephesi'nin açıldığına tanık oluyoruz...DEVAMI...

TÜRKİYE'DE İŞSİZLİK ORANI VE NİTELİKLİ İŞGÜCÜ ARAYAN SEKTÖRLER

Yazar Prof. Dr. İbrahim Ortaş
09 03 2008
Sık sık devlet yetkililerinin yurt içi ziyaretlerinde yaşanan manzara insanların iş istekleri objektiflere yansımaktadır. İşsizliği ancak işsiz kalanlar anlayabilir. Evine aş götüremeyen kişinin ızdırabını en iyi işsiz bilir. Mezun olduktan sonra kısa bir süre işsiz kalmamın bende bıraktığı iz gerçekten çok zor uzun süre geçmemiştir. Süreklide işsiz kalabilirim kaygısını yaratmıştır. Ancak hep, sarmaşık değil, ağaç olmayı, kara demir değil küçük bir altın parçası olmayı benimsedim. İyi yetişmenin, işini sağlam yapmanın her zaman bir karşılığı olacağını ve altın bileziğin önemli değer olduğu öz güvenimi de hiç kaybetmedim ve bunun karşılığını da hep gördüm...DEVAMI

"BOLİVARCI ALBAY" HUGO CHAVEZ; LATİN AMERİKA'DA MUSTAFA KEMAL FIRTINASI

Yazar Nezih Gençler
06 03 2008

MİNİMA (ASGARİ) PROGRAM, MAKSİMA (AZAMİ) PROGRAMSIZ OLAMIYOR.

YAKLAŞIK 7000 YIL ÖNCE GİRDİĞİMİZ SINIFLI-DEVLETLİ ÖZEL MÜLKİYET SİSTEMİNDEN ÇIKIP YAŞANABİLİR BİR DOĞA VE TOPLUMA GEÇİŞ SÜRECİ İÇİNDEYİZ.

DEMOKRATİK DEVRİM GİRİŞİMLERİ VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELELERİ SOSYALİST PROGRAM VE UYGULAMALARDAN AYRI YAŞAMA GEÇEMİYOR.

SOSYALİST PROGRAM VE UYGULAMALARIN BAŞARIYLA YAŞAMA GEÇMESİ DE TÜM TARİH ÖNCESİ VE TARİH DÖNEMLERİNİN BİLİNCE ÇIKARILMASINA, GEÇMİŞTEKİ TÜM YAŞAM ÇIRPINIŞLARININ, ACILARININ VE TRAJEDİLERİNİN KUCAKLANIP BENİMSENEBİLMESİNE BAĞLI.

HAYATIN DAYATTIĞI BU BİRLEŞTİRİCİ ZORUNLULUĞU İNKAR BAŞARISIZLIK VE TRAJEDİYLE SONUÇLANIYOR... YANİ KAN VE ATEŞ...

... Venezuela örneği; bizlere, ordulaşmış halkların ve halk(çı)laşmış orduların, başta mazlum halklar olmak üzere tüm insanlığın toplumsal kurtuluşunda nasıl yaşamsal bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Daha çok Aşağıbarbar (avcı-barışçı) toplum geleneklerine sahip olan ve yüzyıllar boyu dışardan gelen emperyalistlerin kurduğu ve yönlendirdiği ordulara sahip bir bölgede, en son olarak da onlarca yıldır CİA’nın faşist cunta denemelerine “arkabahçe” olan bir dünya coğrafyasında yer almasına rağmen, Venezuela’da yaşamı, halkını ve insanlığı savunmaya çalışan “BOLİVARCI ALBAY” (KEMALİST de denebilir) HUGO CHAVEZ; genellikle, bize benzer ülkelerde görülen ve antiemperyalist-antikapitalist duruşlara, ulusal kurtuluş savaşlarına daha yatkın olan, Ortabarbar (göçebe-ordu millet) geleneklerine sahip “CUMHURİYETÇİ” ordulara ve onların “KEMALİST” subaylarına, bir ibret anıtı olarak, uzaklardan el sallamaktadır. Gören, duyan varmış gibi!Bizim "entel"ler; Zapata, Bolivar, Che sözcüklerinin ne anlama geldiğini anlamadan, onlara biçimsel bir sempati ile bakarlar da, o sözcüklerin bu topraklardaki karşılığı olan Ulusal Kurtuluş, Kuvayı Milliye, Halkçılık, Cumhuriyetçilik ve Bağımsızlık kavramlarına dudak bükerler, onları beğenmez ve demode, çağdışı, saçma bulurlar! Tıpkı, operanın doğmasına temel olan metropolitenleri anlamadıkları halde, aşağılık kompleksi ile “hayran hayran” dinler gözüken, ancak kendi ülkesinin örneğin Neşet Ertaş’ını "pirimitiv" bulan züppeler gibi. Neşet Ertaş’ı anlayıp dinlemeyen bir “aydın” müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmaktan öte hiçbir şey yapamaz...DEVAMI

FİDEL CASTRO'DAN TÜRKİYE ÜZERİNE

Yazar Cemal Şener
05 03 2008
F. Castro: "Türkiye'deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki, sizin oradaki Kürt Hareketi, Yankee'nin (ABD'nin) petrol bekçisi olmaz. Ancak, gördüğüm kadarıyla bunlar ABD'ye bağımlı, ABD'nin konrolünde hareket ediyorlar. Kürtlerin hareketi bağımsızlık değil, ABD'ye bağımlılıktır."...
Vatan Postası: "Ülkemiz ve bölgemiz, emperyalizm ve yerli ortakları tarafından ekonomik, politik, sosyal, cografik ve kültürel olarak işgal edilmek ve yüzde yüz teslim alınmak tehlikesi ile karşı karşıya. Bu emperyalist işgalin ilk hedefi, öncelikle insan kollektif aksiyonunu yoketmek, direniş güçlerini dağıtmak, en ufak bir umudu ve kardeşliği ortadan kaldırmaktır. Ülkeler ve halklar sadece parçalanmıyor, parçalananlar arasına kin ve nefret duyguları pompalanıyor, şovenizm kışkırtılıyor. Örneğin yüzyıllara dayanan bir birliktelikle Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda aynı amaç için savaşmış Türk-Kürt kardeşliği yok edilmek isteniyor. Genel olarak tüm halkımızın, özel olarak Kürt halkımızın ve ülkemizin içine düşürüldüğü bu sorunun çözümü; demokratik cumhuriyet temelinde, gönüllü birliktelik esasına dayalı özgür ve demokratik bir barış ortamının tesisi için ezber bozucu çözüm yollarının tartışılabilmesinden, 1919’ları güncelleyebilecek programların uygulanabilmesinden geçmektedir..." (SHP'ye Katılımda Halkımıza Açık Mektup'tan. Vatan Postası)DEVAMI

GAZİ MUSTAFA KEMAL'E AÇIK MEKTUP


Yazar Vatan Postası
03 03 2008


Sen gittikten sonra, 1940'lı yıllardan beri açıktan yürürlüğe koyulan emperyalizme bağlanma süreci hızlanarak sürüyor. 27 Mayıs yüzeysel kaldı, ekonomik ve sosyal adalet temeline inemedi. 12 Mart ve 12 Eylül'ün arkasındaki egemen güçler, emperyalist ağababalarıyla birlikte "Atatürkçü" maskelerle ülkemizi ve halkımızı emperyalizme kayıtsız şartsız bağlamaya çalıştılar. Senin ilkelerinden hareketle, gençliğe hitaben söylediklerin ve Bursa nutkun doğrultusunda, bağımsızlık için, vatan savunması için, halkının ezilip sömürülmemesi için mücadele eden gençler "Atatürkçü" maskesi takmış işkenceciler ve katiller tarafından yargısız infazlara uğratıldılar...

24 Ocak Kararları, IMF ve Dünya Bankası dayatmaları, Tahkim, Gümrük Birliği zorlamaları hep bu "Atatürkçü"lerin öncülüğüyle yürürlüğe sokulmaya çalışıldı. Bu "Atatürkçü" geçinenlerin "babaları", 1930'lu yıllarda seni Dolmabahçe'ye hapsedip 38'de de "öldürmüştü". Bunu sen de biliyorsun.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, o zamana kadar emperyalizmin ve yerli ortaklarının vesayetiyle, bir kenara itilmiş olarak komada bitkisel hayatta tutulan senin Cumhuriyet ilkelerin ve senden arta kalan ekonomi-politik uygulamalar, 1990'lardan itibaren "son sosyalist devleti yıkıyoruz!" çığlığıyla tamamen ortadan kaldırılmak istenmekte. Gerçekleştirilmek istenen operasyon: Senin Cumhuriyet ilkelerinden ve uygulamalarından artakalanları, 27 Mayıs Anayasası'ndan ve uygulamalarından arta kalanları temizlemek ve emperyalizmin "demokrasi" diye dayattığı KÜRESEL FAŞİZMin Türkiye ve Ortadoğu'da uygulanabilmesi için ayak bağı olan ne varsa yok etmektir;

"Milliyetçilik", "Statükocu Kemalizm!", "Baasçı Rejimler", "Devletçi, Katı Despot Sosyalizm!" diye aşağıladıkları, sömürü ve kölelik düzenlerine ayak bağı olan eğilim ve uygulamaları ortadan kaldırmak için çalışıyorlar. Bizi emperyalist güçlerin ileri karakolu ve jandarması yapmak istiyorlar. Ülkemizi tamamen ele geçirmek ve halkımızı dağıtmak istiyorlar...DEVAMI

ÖZDE Mİ SÖZDE Mİ?



Yazar Habip Hamza Erdem - www.turkpolitika.com
06 03 2008




Irak’ın kuzeyine karadan giren ordu birliklerimiz geri çekildiler. Demek ki operasyonun gerekleri yerine getirilmiş bulunmaktadır. Böylece, ABD Savunma Bakanı ve o arada bütün dünyaya «Operasyon hedeflerine ulaşıp bir daha girilmesine gerek kalmayıncaya kadar sürecek» denilen operasyon aynı gün tamamlanmış oldu...DEVAMI

KRİZ VE ÇÜRÜME

Yazar Ergin Yıldızoğlu - Cumhuriyet
05 03 2008

Kapitalizmin yapısal bir kriz içinde olduğunu, bu kriz içinde, "küreselleşme" (neoliberal düzenleme) dönemi tükenirken hızlanan çürümeyi görmek birçok yorumcuya zor geliyor. En ufak toparlanma işareti, "olumlu" gösterge hemen krizin sona erdiğine ilişkin umutlara, hatta aslında kriz filan olmadığına ilişkin yorumlara yol açıyor...DEVAMI

NASRALLAH: BİZ İMAM HÜSEYİN'İN YOLUNU SEÇTİK

Yazar Derleme - 20 Ocak 2008
05 03 2008


Hizbullah hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrallah Aşura günü dolayısıyla Beyrut'ta düzenlenen dev anma merasiminde yaptığı konuşma:

"BİZLER SİYONİSTLER KARŞISINDA İMAM HÜSEYİN'İN YOLUNU SEÇTİK"

DEVAMI

KUZEY IRAK OPERASYONU ÜZERİNE SPEKÜLATİF DÜŞÜNCELER

Yazar Ergin Yıldızoğlu - Cumhuriyet
05 03 2008

Türk Silahlı Kuvvetleri, 21 Şubat'ta Kuzey Irak'a girerken dünyada, Türkiye'de bir sürü soruya yol açmıştı. Sorular yeterli cevaplar bulamadan TSK, 29 Şubat'ta aniden Irak'tan çıkmaya başladığını açıkladı. Türkiye ve ABD yönetimlerine yakın yorumcular, Kuzey Irak operasyonunun ABD'nin onayı ve desteğiyle yapıldığını düşünüyorlardı. Örneğin, Wall Street Journal' a göre, çıkma işlemi, ABD, Türkiye üzerindeki baskıyı arttırdıktan bir gün sonra başlamıştı. Türkiye'nin ekonomi politiğini, içinde bulunduğu ittifaklar sistemini, "siyasi sınıfını", jeopolitiğini düşününce, bu yorumların, hükümetin ve Genelkurmay'ın iddialarının aksine, büyük ölçüde gerçeği yansıttığı söylenebilir...DEVAMI