Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, halkın ve devletin bağımsızlığını koruyacak (silahlı) kuvvetlere (onlar) emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle,devlet ve halkın araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki, yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya halkın kendİsİne kalıyordu... İşte buna KUVÂ-Yİ MİLLİYE diyoruz... Gazi Mustafa Kemal

atam1919

VATAN POSTASI GÜNEY

Nisan 2008 tarihli yazilar Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

BİNLERCE EĞİTİM EMEKÇİSİ ALANLARDAYDI

Yazar sendika.org
13 04 2008
Eğitim-Sen tarafından İzmir, Samsun, Adana, Diyarbakır ve Van’da bölge mitingleri düzenlendi. Mitinglerde bir araya gelen binlerce kişi, Soysal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı başta olmak üzere hakları geriye götüren yasal düzenlemelere karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Eylemlerde sık sık, “genel grev genel direniş” sloganları atıldı...DEVAMI

BEKİR ATASEL KARDEŞİMİZ VE KANSER REJİMİNE KARŞI KARDEŞLİK - YOLDAŞLIK

Yazar Semih Aydın - Bursa
12 04 2008

VARLIĞIN DEĞİŞMEZ KANUNU ve ÖLÜM İLE YAŞAMIN BİRLİKTELİĞİ

İnsan varlığı beden ve ruh olarak bütündür. Bu bütünlük içinde, birkaç on yıla sığan zamanın ve uzay denilen mekanın sınırlarında yaşam ve ölüm olguları, varlığın değişmez kanunudur. Bunu değiştirmeye gücümüz yetmez. Nasıl geldiysek öylece gideceğiz. Bunda varlığımızı korkudan dehşete düşürecek bir şey olamaz.

En aşağının suyunu içen milyarlarca insan gibi, en dokunulmaz despotlar için de bu gerçeklik değişmedi ve değişmeyecektir. Yaşam ve ölüm, tıpkı iki yakın arkadaş gibi kol kola gidecektir. Beden ve ruh bütünlüğümüz için yaşamı alkışlayıp ölümü sansür etmemizin hiçbir yararı olamaz. Bu, varlığımızı boş yere tüketmekten öteye geçemez.

Eskiler: “Dünyaya gelmek hüner değil” demiş. Gelmek hüner değilse, kalmak ve gitmek elbet hünerdir. Dünyaya nasıl geldiğimiz elimizde olmayabilir. Ama nasıl kaldığımız ve gittiğimiz elimizde olabilir. Varlığımız için yaşamın anlamı ve amacı olabilir. Bu hünerdir. Sosyal varlık olarak insan emeği ve ekmeği ile büyüyorsak, doğrusu bunun hakkını vermemiz de gerekir.

İnsan varlığı olarak çağımızdaki birinci görevimiz, yaşama savaşını basit bir araç halinden çıkarıp, sosyal hayvanlığa karşı insanlaşma kavgasına yöneltme zorunluluğudur. Yaşamı böylesine anlamlı bir amacın yörüngesine sokmak gerekir.
Yaşam ile ölüm kol kola giderken, basit bir organizma olarak var olmaktansa, sosyalizm bilimini ve savaşını damarlarımıza sindirmek yalnızca seçeneğimiz değil, zorunluluğumuz olmalıdır. Bilim arkadaşlığı, bu savaşın en güçlü silahıdır. Biz bu satırlar için söz aldıkça, bilim arkadaşlığı adına sesimizi yükseltmekten hiçbir zaman kendimizi alamayacağız…DEVAMI

CHAVEZ'DEN GREVDEKİ İŞÇİLERE DESTEK

Yazar Venezuelanalysis / Latinbilgi E.B.
10 04 2008
Venezüella devlet başkan yardımcısı Ramón Carrizalez, Ternium
Sidor işçilerinin aralarında yaptıkları referandumda şirketin son ücret önerisini reddetmelerinin ardından, pazartesi günü Birleşik Metal İşçileri Sendikası (SUTISS) başkanı José Acarigua Rodríguez’le uzlaşma sağlamak amacıyla bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme Chavez’in isteğiyle ve “Venezüella’da faaliyet gösteren her şirket Venezüella yasalarına kesinkes uymak zorundadır” açıklamasının ardından gerçekleşmesi yönüyle de önemliydi...
CHAVEZ'İN VİDEO KAYITLARI İÇİN TIKLAYIN
DEVAMI

"KEMALISM IS DEAD" : "KEMALİZM'İN MODERNİTEYLE İLGİSİ KALMADI"

Yazar Guardian - Radikal (Suçüstü)
07 04 2008
"Cezasahası"nda Guardian - Radikal paslaşması ya da hamamda çırılçıplak şaka:
"Kemalizm modern ve Batılı olmakla gurur duyuyor। Bu 1923'te doğru olabilirdi ama şu an değil. Eski muktedirler, modern Türkiye'ye ulaşmak isteyen herkesi yasakladı veya hapse attı. AKP'yse savaşı kazanacak kadar akıllı; bu kavga modern, etnik çeşitliliğe sahip bir ülke inşasında partiyi güçlendirir."


Kemalism is dead

BY NICHOLAS BLINCOE (Turkey) 3 April 2008

NEWS that the supreme court of Turkey is to consider outlawing the ruling party sounds worrying, but in reality, this is the last act of a fatally wounded animal: the old guard of Turkey, who lay claim to being the heirs of the Kemalist revolution.

In an article for Cif yesterday, Stephen Kinzer wondered if the Justice and Development party -- known as the AKP -- is up for this new fight, but he should be in no doubt. The AKP has learned that aggression pays when confronted by this self-perpetuating elite of soldiers, secret policemen, bureaucrats and heads of industries.

Kemalism, the political doctrine associated with Kemal Ataturk, prides itself on being resolutely modern and western. Modern and western-looking, that is, as long as this is 1923, when Mussolini ruled Italy, Stalin was rising to power in Russia and Turkey's Republican People's party was formed...

*************
Kemalizm'in moderniteyle ilgisi kalmadı

Nicholas Blincoe 5 Nisan 2008

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin iktidar partisini kapatma davasını görüşeceğine dair haberler endişe verici, fakat aslında bu, ölümcül yara almış bir hayvanın, yani ülkenin Kemalist devrimin mirasçıları olduğunu iddia eden eski muktedirlerinin son hamlesi.

New York Times'ın eski Ortadoğu büro şefi Stephen Kinzer geçenlerde yayımlanan yazısında, AKP'nin bu yeni savaşı göğüsleyip göğüsleyemeyeceğini soruyordu, fakat kuşkusu olmasın. AKP, askerler, gizli polis, bürokratlar ve sanayicilerden oluşan ve kendini ilelebet iktidar sayan bu seçkin tabakanın meydan okumasına karşı saldırganlığın işe yaradığını öğrendi.

Atatürk'e atfedilen Kemalizm adlı siyasi doktrin, tavizsiz bir biçimde modern ve Batılı olmakla gurur duyuyor Mussolini'nin İtalya'yı yönettiği, Stalin'in Rusya'da iktidara yükseldiği ve Türkiye'de CHP'nin kurulduğu 1923 yılında yaşıyor olsaydık, bu doğru olabilirdi...

(İşte böyle çeviri sahtekarlıkları ile "yumuşak yumuşak" ve saman altından su yürüterek, çoğu zaman da açıktan "konu"ya girip "nabız" ölçerek "sahibinin sesi" görevlerini yapıyorlar। "Akıl" alıyorlar, "akıl" veriyorlar... Yazının başlığını çevirirken uygulanan takiye ve yumşatmayla, yazının tümündeki "tamamlama" ve "açıklama" gayretleri, buram buram "mütareke basını" kokuyor... Tabi "sağ"da ve dahi "sol"da "beşduyu"sunu kaybetmemiş olanlara... Vatan Postası) DEVAMI

JAMES PETRAS: KOLOMBİYA HALK ORDUSU (FARC-EP): TEK TARAFLI İNSANİ GİRİŞİMİN BEDELİ

Yazar James Petras
07 04 2008

Başkan Uribe’nin Ekvador’un bağımsızlığını ihlal eden piyade ve füze saldırısı, Ekvador ve Venezüella’yı bölgesel bir savaşa sürmenin eşiğine getirdi. Başkan Chavez’le, bu savaşçı fiil sırasında yaptığım bir söyleşi boyunca, bana Uribe’nin “önleyici savaş” ve “bölge-dışı müdahale” doktrininin tehlikesini, Kolombiya rejimini “Latin Amerika’nın İsrail’i” olarak adlandırarak belgeledi.

Chavez, benim de davetli konuk olduğum Pazar günkü “Alo Başkan” radyo programının başında; kara, hava ve deniz kuvvetlerini Venezüella’nın Kolombiya sınırına gönderdiğini bildirdiği bir duyuruyla devam etti.DEVAMI

MISIR'DA POLİS GREVDEKİ İŞÇİLERE ATEŞ AÇTI

Yazar sendika.org
07 04 2008

Mısır'da, yaklaşık iki yıldır süren grev dalgasının öncülüğünü yapan Mahalla tekstil işçilerinin bugün için kararlaştırdıkları grev yoğun polis baskısı nedeniyle başlatılamadı. Bunun üzerine işçi yakınları ve işsizlerin de sokaklara dökülmesi üzerine çıkan ve gerçek mermi ile gaz bombalarının kullanıldığı çatışmalarda, henüz kesinleşmemiş bilgilere göre biri çocuk 7 kişi öldü. Devlet terörü nedeniyle engellenen grevin bu gece saat 11.00 (TSİ 24.00) vardiyasında başlatılabileceği bildiriliyor.DEVAMI

KADIKÖY MİTİNGİNDE ONBİNLER SSGSS'YE DUR DEDİ

Yazar sendika.org
07 04 2008

İstanbul Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu tarafından Meclis’te görüşülen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasasına karşı yapılan mitinge çoğunluğu İstanbul ve bölge illerinden gelen 30 binin üzerinde emekçi katıldı. Emekçileri ağır hak gaspları ile karşı karşıya bırakan yasanın geri çekilmesinin istendiği mitingde genel grev ve direniş çağrıları öne çıktı. DEVAMI

SİYASET MİLYONLARIN OLDUĞU YERDE BAŞLAR

Yazar Haluk Yurtsever
02 04 2008

"Türkiye, bütün sınıf ve siyaset güçlerinin sınandığı bir dönemden geçiyor. Sermayenin daha yoğun sömürü ve yeniden genişletilmiş üretim mekanizmalarıyla ileri derecede yoğunlaşıp merkezileşmesi; küresel sermaye egemenliğinin tam ve kesin biçimler kazanması; devletin “kamu hizmeti” işlevi budanır, kamu varlıkları haraç mezat elden çıkarılırken baskıcı temel işlevler ekseninde yeniden örgütlenmesi; Kürt hareketinin içeriden ve dışarıdan ABD, AB ve liberal-sivil toplumcu akım tarafından kuşatılması; sol ve sosyalist hareketin sağlı sollu liberal/ulusalcı çevirmelerle etkisizleştirilmesi; emperyalist-kapitalist sistemle daha tam bütünleşmek, paylaşım sofrasından kırıntılar kapmak, emperyalist hiyerarşide yükselmek üzere AB üyeliği ve ABD taşeronluğunun ikisine birden talip olunması 12 Eylül’den bu yana yaşadığımız sürecin belli başlı çizgileridir."

Lenin; “Siyaset milyonlarca erkek ve kadının olduğu yerde başlar, binlerin değil milyonların bulunduğu yer, ciddi siyasetin başladığı yerdir” diyor। Rus devriminin açıkça doğruladığı Marksist dersin, “siyaset güçlerini on milyonlarla hesaplamak gerektiği” olduğunu yazıyor ve ekliyor: “Daha azı siyasette hesaba katılmaz, siyaset bundan daha az önemdeki büyüklükleri ıskartaya çıkarır.”... DEVAMI

İŞÇİ SINIFI VE HALK SSGSS'YE KARŞI AYAKTA

Yazar sendika.org
02 04 2008
Emekçinin şakası yok; onbinler SSGSS'ye karşı sokaklara çıktı,

DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Türk Diş Hekimleri Birliği'nin çağrısı ile bugün iş bırakan binlerce emekçi alanlara çıktı. Türkiye’nin birçok kentinde eylemler yapıldı. Ankara'da emekçiler Kızılay Meydanı'na girdi. Mersin'de AKP il binasına yürüyen yaklaşık 5 bin kişi polisle çatışırken 4 Halkevci de İl Sosyal Güvenlik Kurumu Binasına girerek pankart asıp eylem yaptı.

Türkiye'nin dört bir yanında 5 emek örgütünün çağrısı ile gerçekleştirilen iş bırakma eylemleri hayatı durdurdu. Eylemlere katılan binlerce kişi oldukça diri ve kararlı bir duruş sergiledi.DEVAMI