Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, halkın ve devletin bağımsızlığını koruyacak (silahlı) kuvvetlere (onlar) emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle,devlet ve halkın araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki, yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya halkın kendİsİne kalıyordu... İşte buna KUVÂ-Yİ MİLLİYE diyoruz... Gazi Mustafa Kemal

atam1919

VATAN POSTASI GÜNEY

"KEMALISM IS DEAD" : "KEMALİZM'İN MODERNİTEYLE İLGİSİ KALMADI"

Yazar Guardian - Radikal (Suçüstü)
07 04 2008
"Cezasahası"nda Guardian - Radikal paslaşması ya da hamamda çırılçıplak şaka:
"Kemalizm modern ve Batılı olmakla gurur duyuyor। Bu 1923'te doğru olabilirdi ama şu an değil. Eski muktedirler, modern Türkiye'ye ulaşmak isteyen herkesi yasakladı veya hapse attı. AKP'yse savaşı kazanacak kadar akıllı; bu kavga modern, etnik çeşitliliğe sahip bir ülke inşasında partiyi güçlendirir."


Kemalism is dead

BY NICHOLAS BLINCOE (Turkey) 3 April 2008

NEWS that the supreme court of Turkey is to consider outlawing the ruling party sounds worrying, but in reality, this is the last act of a fatally wounded animal: the old guard of Turkey, who lay claim to being the heirs of the Kemalist revolution.

In an article for Cif yesterday, Stephen Kinzer wondered if the Justice and Development party -- known as the AKP -- is up for this new fight, but he should be in no doubt. The AKP has learned that aggression pays when confronted by this self-perpetuating elite of soldiers, secret policemen, bureaucrats and heads of industries.

Kemalism, the political doctrine associated with Kemal Ataturk, prides itself on being resolutely modern and western. Modern and western-looking, that is, as long as this is 1923, when Mussolini ruled Italy, Stalin was rising to power in Russia and Turkey's Republican People's party was formed...

*************
Kemalizm'in moderniteyle ilgisi kalmadı

Nicholas Blincoe 5 Nisan 2008

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin iktidar partisini kapatma davasını görüşeceğine dair haberler endişe verici, fakat aslında bu, ölümcül yara almış bir hayvanın, yani ülkenin Kemalist devrimin mirasçıları olduğunu iddia eden eski muktedirlerinin son hamlesi.

New York Times'ın eski Ortadoğu büro şefi Stephen Kinzer geçenlerde yayımlanan yazısında, AKP'nin bu yeni savaşı göğüsleyip göğüsleyemeyeceğini soruyordu, fakat kuşkusu olmasın. AKP, askerler, gizli polis, bürokratlar ve sanayicilerden oluşan ve kendini ilelebet iktidar sayan bu seçkin tabakanın meydan okumasına karşı saldırganlığın işe yaradığını öğrendi.

Atatürk'e atfedilen Kemalizm adlı siyasi doktrin, tavizsiz bir biçimde modern ve Batılı olmakla gurur duyuyor Mussolini'nin İtalya'yı yönettiği, Stalin'in Rusya'da iktidara yükseldiği ve Türkiye'de CHP'nin kurulduğu 1923 yılında yaşıyor olsaydık, bu doğru olabilirdi...

(İşte böyle çeviri sahtekarlıkları ile "yumuşak yumuşak" ve saman altından su yürüterek, çoğu zaman da açıktan "konu"ya girip "nabız" ölçerek "sahibinin sesi" görevlerini yapıyorlar। "Akıl" alıyorlar, "akıl" veriyorlar... Yazının başlığını çevirirken uygulanan takiye ve yumşatmayla, yazının tümündeki "tamamlama" ve "açıklama" gayretleri, buram buram "mütareke basını" kokuyor... Tabi "sağ"da ve dahi "sol"da "beşduyu"sunu kaybetmemiş olanlara... Vatan Postası) DEVAMI